2 Maraton Karşılaştırması:Paris 2012 / Berlin 2011

Katılma imkanı bulduğum dünyadaki ilk 5 büyük maraton arasında sayılan Paris ve Berlin Maratonlarına katılmak isteyebilecek maratonculara bir miktar ışık tutabilmek amacıyla bu 2 maratonu kendi deneyimlerime dayanarak koşucu gözüyle karşılaştırdım. İşte değerlendirmemin sonuçları…

Şehirlerin Ulaşım İmkanları: Her 2 şehirde de ulaşım problemi yok, metro istasyonları çok yaygın…..Berlin=Paris

Parkur:

Paris daha eğlenceli ve daha heyecanlı ancak parkur ve zemin daha zor. Keskin virajlar/dönüşler, geniş yollardan,ormanlık alanlardan dar alanlara geçişler yer alıyor, yolun daralması nedeniyle biriken koşucular yüzünden 30. Km’de bir süre durmak zorunda kaldık. Seine nehri boyunca serin ve karanlık tüneller bulunuyor ve tünel çıkışlarında rampa çıkışlarında güneş ile birlikte serinlikten sıcağa geçişlerde kontrast yaşanıyor. Seine nehrinden önce şehrin altından geçen tüneller uzun ve serin, insan binlerce koşucunun nefesi ile havası ağırlaşan, zeminin çok sert olduğu bu tünellerden bir an önce çıkmak istiyor. Çıkışta ise sizi uzunca sayılabilecek rampalar bekliyor..Aynı zamanda GPS bağlantısı olmadığından bir anda koşu bilgisayarınızın datasından mahrum kalıyor ve körlemesine koşuyorsunuz. Ormanlık bölgelerdeki  serin alanlardan güneşli alanlara geçişlerde de aynı durum sözkonusu. Parkurda zaman zaman  Arnavut kaldırımlı köprü geçişleri var. Bu yollarda koşmak yorucu olabiliyor.

Berlin parkuru gerçekten söylenildiği gibi dümdüz, caddeler geniş. Parkurda  tünel, köprü vesair yok. Tamamı açık havada koşuluyor. Berlin şehri,  maraton için yaratılmış sanki. Bu nedenle,  maraton derecesini iyileştirmek ya da ilk maratonunu koşmak isteyenler için Berlin öncelikli bir seçim olmalı…. Berlin++

Fuar Alanı: Eğer uzun kuyrukları beklemeye vaktiniz varsa, her ikisinde de masaj ve ayak sağlığı uzmanları ile ayakla ilgili ücretsiz ölçümler yapılan “medical standlar”ı var…. Paris=Berlin

Zaman Ölçüm Teknolojisi: Bu sene Paris’te yeni bir teknoloji kullanıldı, ayakkabılara takılmak zere “chip” dağıtmak yerine Parisli’ler, göğüs numarasının arkasına yerleştirilmiş 2 adet uzun chiple işi basitleştirmiş ve daha güvenilir bir sistem oluşturmuşlar, ayakkabıya chip takma zahmetine katlanmak zorunda kalmadık. Paris +

Breakfast Run: 2011’de yapılan son Berlin maratonu öncesi “Breakfast Run” kahvaltı koşusu katılımı 2012’de yapılan yine son Paris maratonundan  çok daha fazlaydı. Paris’te hem katılımcı sayısı azdı, hem de koşu sonrası ikramları çok yetersizdi. Maraton yarışı öncesi çok önemli olduğunu ve katılınması gerektiğini düşündüğüm bu 5 k ısınma koşusuna  katılmak isteyenler giderken Paris’te mutlaka yanlarında nevalelerini götürmeliler. Biraz kahve ve 1 parça kavun kafi diyenler hariç tabii. Berlin’de ise ikramlar kesinlikle çok daha özenli ve doyurucuydu.  Berlin +

Maraton Standları: Her ikisi de son derece iyi organize edilmişti, yeterince  gıda takviyesi vardı ancak, Paris’te muz , elma, portakal klasiğine kuru üzüm’de eklenmişti. Sandlarda bardak yerine şişe verilmesi bardaklara basıp düşme riskini azaltan bir faktör olmasının yanında su içme ve suyu bir süre daha elinde taşıyarak idareli kullanma imkanı da oluşturdu. Paris +

Seyirci desteği ve Animasyonlar: Her ikisinde de seyirci desteği ve tezahüratlar müthişti. Ancak, Berlin’de  müzik gruplarının sayısı ile  icra ettikleri parçaları ayrıca değerlendirdiğimde Berlin animasyonlarının daha aklımda kaldığını, daha çeşitli ve daha motive edici olduğunu düşünüyorum. Berlin +

Hava: bu sene Paris’te koşu günü şiddetli rüzgar altında koşuldu. Berin’de hava mükemmeldi.

Yarış Sonu Organizasyonu: Yarış bitiminde koşucular etrafı çevrili bariyerlerin dışına çıkamadıklarından uzun süreler ayakta beklemek zorunda kaldılar. Maraton bittiğinde, uygun bir park alanında kendini çimlere atıp dinlendirebilmek çok çok önemli oluyor ancak Paris’te yarışın başında bitirme hedeflerine göre bölüm bölüm ayrılan alanları düzenlemek ve bu anlamda bir kargaşaya yol açmamak amacıyla konan bariyerler, yarış sonunda onca atletin finişte birikmesi nedeniyle hele o kadar yorgun ve beklemeye tahammülsüz olduğu zamanda, çıkış alanında yığılmalara yol açtı. Bazı maratoncular bariyerleri kaldırıp esneterek kendilerine çıkış yolu açtılar.  Berlin’de ise “finish” alanı son derece geniş bir park ve zaten çantaları teslim ettiğimiz yere geliniyor. Burada kendimi biran önce çimlerde atarak dinlenme fırsatı bulabilmiştim….Berlin +

Şehrin Görünümü:  Berlin, mükemmel düzenlilikte görkemli cadde ve sokaklara ve görülecek pek çok yere sahip olmasına rağmen Paris, tam bir  kültür şehri olmasının yanısıra  Berlin’den cok daha fazzlla  turistik ve “Ölmeden önce Görülmesi Gereken” yere sahip. Louvre müzesi, Eifel Kulesi vb.burada hepsini saymanın gereksiz olduğu pek çok görülmeye değer sanat eseri ve estetik sokakları ile Berlin’den daha fazla artı puan  aldı. Paris ++

Madalya ve Tişört Estetiği: Paris yarış sonunda sarı renkli FINISHER konseptli tişört tasarımı ile aynı konsepte sahip ve ikisi birlikte bir takım oluşturan son derece estetik, FINISHER madalyası ile Berlin Maratonu’nun çok anlamlı ancak klasik madalya konseptinin önüne geçerek  1 + fazla aldı…. Paris +

Sonuç ve Genel Değerlendirme:

 

Her iki maratondan da oldukça büyük keyif aldım ve her iki organizasyona da katılmaktan dolayı mutluyum. Ancak, her bir kriteri alt alta koyduğumda aşağıdaki tablo ortaya çıktı. Her iki maraton ile ilgili şahsi kanaatimi yansıtan bu değerlendirmeler sonucunda ikisinin de kendine göre avantajlı ve katılımı artıran veya tercih sebebi olan yönleri birbirlerinden farklı.  Bu nedenle her iki maratonun  da dünyanın en iyi 5 maratonu arasına girmesi tesadüf değil kesinlikle.

 

Berlin Maratonu:+++++

Paris   Maratonu:+++++

Reklamlar

2 Maraton Karşılaştırması:Paris 2012 / Berlin 2011” üzerine 3 yorum

  1. mücahit

    Bu yıl Berlin’de ilk maratonumu koştum, gerçekten etkileyici bir şehir, yazınızda da çok güzel ifade etmişsiniz, size katılıyorum, inşallah en kısa zamanda Paris’i de koşmak istiyorum… Yalnız yazıda bir yerde bir hata var, Paris en büyük 5’liden biri değil! 5 Büyükler New York, Boston, Londra, Berlin, Los Angeles ve Chicago’dur. Paris bunlar sonra geliyor affınıza sığınarak bir düzeltme yapayım istedim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s