3. Ulusal Yalova Triatlonu

GörselYalova triatlonu bundan 2 sene önce koşulmaya başlandı ve ben ilk yarışa feribot ile rahatça katılabiliniyor olması nedeniyle ve deneme amaçlı olarak katılmaya karar verdim. O zaman hayatımın en zevkli ama bir o kadar da cesur kararını verdiğimi düşünmemiştim. Koşudan sonra triatlon yarışlarına katılma fikri çok hoşuma gitmişti, bugüne kadar değişik sporlara bulaşmış bir kişi için triatlon tam bana göre bir spordu. İlk önce  lisans çıkarmak gerekiyordu, bu iş Adım Adım mail grubuna Babaeskispor ile tiratlonda yarışmak ister misiniz? şeklinde gönderilen bir mail üzerine aşılmış oldu. Sonrasında yüzme ve bisiklet antrenmanları yapmak gerekiyordu ama zaman darlığı nedeniyle bu yarış, benim için bir ilk olmanın yanında deneme ve antrenman yarışı da olacaktı. Nitekim öyle de oldu, son derece dalgalı ve kötü bir denizde 750 metreyi 30 dakikada bitirdim. Yüzme antrenmanlarıma başlamalıydım artık …

Bisiklet etabı  tam bir felaketti, yarış alanına geldiğimde  dağ bisikleti ile katılan birkaç kişiden biri olduğumu farkettim, doğrusu bunu bekliyordum ama yine de daha çok dağ bisikleti olamazmıydı yani. Neyse napalım gelmiştim ve sonuna kadar da yarışacaktım artık, ne de olsa sporcu asla pes etmez, ne olursa olsun önemli bir kaza olmadıkça terketmezdi, bu yarışa devam edecektim. Bisiklet etabına çabuk geçtim elimden geleni de yaptım ama ufacık bayan sporcular yanımdan vızır vızır geçtikçe moralim de bozulmaya ve daha önce pekala işime yarayan sevgili dağ bisikletimi işe yaramaz bir ağır vasıta olarak görmeye başladım.Ne kadar da hantaldı yarabbim. Ne vardı sanki daha hafif bişeyden yapsalardı şu mereti. Bi de o kadar çevirmeme rağmen az gidiyordu sanki viteslerinde bi bozukluk olmalıydı…  Sıcak, çok etkilemiyordu ama bu mtb’nin daha hızlı gitmesi için bir yol olsa iyi olacaktı… En sonunda turlarımı bitirdim. Neyseki bisiklet parkuru olduça düzdü, ancak buna rağmen çok fazla güç harcamıştım, bir TIR’la Formula 1 yarış pistinde Ferrari’leirn arasında ilk yarışınıza katılmak. Bu duyguyu anlatamam berbat bir his.  Pes etmeyen sporcu ruhum sayesinde son etaba yani koşu etabına geçtiğimde ise arayı biraz olsun belki kapatabilirim düşüncesinin ilk dakikalardan itibaren çok yanlış bir düşünce olduğunu anladım. Onca yorgunluktan sonra, ancak koşabiliyordum ama hızlanmam imkansızdı, artık “pace” ne çıkarsa onla idare etmek ve var gücümle yarışı bitirmek için uğraşmak zorundaydım. 5 k’lık parkurun tek iyi tarafı koşarken su içebiliyor olmaktı. Sonunda hayatımın en tuhaf koşu yarışını da tamamlayarak ilk triatlonumu bitirdim. Toplam 2 saat 15 dakika sürdü.

Bu tecrübeden sonra asla dağ bisikleti ile böyle bir yarışa katılmamaya karar verdim. Geçen seneki tüm triatlon yarışlarını pas geçtim ama arada yarı maraton ve maratonlara katıldım ve yazın biraz da olsa hafta sonları en azından 400-500 metre havuzda durmaksızın yüzerek antrenman yaptım. Vee asıl önemlisi sevgili yarış bisikletim Corratec’imi, Berlin maratonuna gittiğimde satın alarak 2012 yılı için önemli bir aşamayı daha geçmiş oldum. Kışın maalesef bisiklet antrenmanı yapmaya vakit bulamadım, diğer hazırlıklarımı yaptım ve 15 Nisan’daki Paris maratonuna hazırlandım. Sonrasında sevgili Duygun’un Riva’da organize ettiği 600 m. yüzme, 20 k bisiklet ve 10 k yarıştan oluşan bir deneme ile sezonu açtıktan sonraki tarihe denk gelen  3. Yalova Triatlonu’na 2. Kez katıldım. Bu sefer daha önceki gibi bir gün önce gidip otelde kalmak yerine pazar sabahı Pendik’ten feribotla geçtim, bisikleti feribota atıp oradan da yarış alanına bisikletle gitmek de oldukça keyifliydi. Riva’da birlikte deneme yaptığımız arkadaşlarım Duygun,Sedef, Axaman ve yolda tanıştığım Tunç Yerli ile bol sohbetli harika bir yolculuktan sonra yarış alanına vardım. Herşey aynıydı. Hazırlıklarımı yaptım. Koluma ve bacaklarıma numaramı yazdılar, demek dövme yaptırsam böyle bişey olacak. Fena olmadı hani. Zaman su gibi aktı ve bizim saatimiz geldi. 11:00’de deniz kenarında yapılan yoklamadan sonra start verildi. Hızlı başladım, 300 metre sonra denizden dallar ve yosunlar üstüme üstüme gelmeye başladılar, o anlarda biraz yavaşladım. Fakat yüzmeye istikrarlı kulaçlarla devam ettim ve önceki yarışıma göre çok fazla zorlanmadım bu kez.. Çıkınca Corratec’ime atladım ve evet hızlıydım epeyce ama yeterince mi hayır. Olsun bastım gaza ve elimden gelenin en iyisi ile sürdüm bisikletimi. Virajlarda yavaşlamam bisiklet tecrübemin olmayışındandı ama yine de çok keyifliydi. Koşu etabında son çeyrekte hızlandım bünyenin hızlanmamak için epey direnmesine rağmen yolda bir elma bile yedim. İşte sonunda koşu da bitmiş 3 dalda yarışmış ve 2. Tiratlonumu bitirmiştim. Tunç, Sedef ve Axaman’da benim gibi hemen geri dönmesi gerekenlerden olduğundan hep birlikte yine gırgır şamata ve muhabbetli, keyifli feribot yolculuğumuzdan sonra Pendik’e döndüm. Koca bir yarışa katılmış ve yine de yarım günüm bana kalmıştı.

Sonuçlar akşam açıklandı,      yüzme  20 dakika, bisiklet 46 dakika ve koşu 28 dakika TOPLAM: 1 saat 35 dakika

Bir önceki yarışta ise derecem yüzme 30 dakika, bisiklet 1 saat 15 dakika ve koşu 29 dakika olmuştu. TOLAM : 2 saat 15 dakika

Yeni bir deneyim kazandığım, asıl önemli olanın katılma cesareti göstermek ve tabii bitirmek olduğuna inandığım 3. Yalova Triatlon yarışında, 2 sene öncesinden 40 dakika daha iyi bir derece elde etmiş mutlu bir tiratlet olarak, antrenmanlara devam etmek üzere evime döndüm.          

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s