1:37:57 – En İyi Derecem KAÇUV İçin

Bir Yarı Maraton: Adana

Bir En İyi Derece: 1 saat 37 dk 57  sn

Bir STK: KAÇUV-Kanserli Çocuklara Umut Vakfı

Adana’ya kebap yemeye gitmek başlı başına bir seyahat nedeni olabilir. Şehirde her yer envai çeşit yemek ve kebap lokantası kaynıyor. Bu şehirde aç kalmak imkansız.

Kebap yemeyi yarı maraton sonrasına bırakarak 5 Ocak gidiş, 6 Ocak dönüş biletlerimi aldım. Yaklaşık 6 hafta interval ağırlıklı orman koşuları yaparak KAÇUV-Kanserli Çocuklara Umut Vakfı yararına koşacağım senenin ilk mesafe yarışına hazırlandım. Sonunda yolculuk zamanı geldi ve rahat bir yolculuk ile Adana havaalanına indim.

Klasik, otele yerleşme ve dinlenme sürecinin ardından çok acıktığım için otelde öğle yemeğimi yedim ve göğüs numaramı almak üzere makarna partisi olacağı söylenen 5 Ocak Stadyumu’na gittim. Stadyuma ulaşım çok kolaydı, kayıt yaptırmak zor olmadı fazla kalabalık yoktu, güzel bir çanta, tişört, meyve suyu, elma ve sudan oluşan yarış kumanyasının da olduğu bir sırt çantası hediye edildi. Kayıttan sonra makarna yemek için salona gittiğimde ise makarnanın bittiği ve 2 saat sonra geleceğinin söylenmesi organizasyondaki ilk gözüme çarpan aksaklık oldu.

Akşam çorba, muz ziyafetinden sonra sabah 07:30 itibariyle kahvaltımı bitirerek yarış alanına yürüyerek rahatça gittim (kaldığım otel 200 metre mesafede idi).  Yarış saati yaklaşmaya başladığında KAÇUV Logolu tişörtümle birkaç poz vermeyi unutmadım.3. Adana Kurtuluş Yarı Maratonu

Isınmadan sonra koşuya başladık, başladık diyorum çünkü benim için birebir antrenman programı hazırlayan Likya Yolu Ultra Maraton’unda aynı kıl çadırda kaldığımız Kemal abi (Koşan Adam) bu yarışta bana tavşanlık yaptı – yanımda koştu- Yavaş başladık, ilk dakikaları 4:40 gibi bir  pace (1 k yaklaşık 4 dakika 40 sn) ile geçtikten sonra 4:30 pace’e oturttuk tempomuzu ve bu şekilde devam ettik. Kilometreler ilerlerken yarışta zaman zaman trafiğin içinden otobüslerin yanından geçmek zorunda kaldık, yolda trafiği durduran polislere küfür eden bağırıp çağıran kişilere, sporculara saygı ! diyerek göz kırptım. Zaman zaman arkamdan korna çalarak geçen arabalardan kaçmak zorunda kaldığım anlar da oldu.

Yarışın 10’lu kilometrelerinde akmakta olan trafiğin içine girince, bir yandan trafiği kollamak bir yandan yokuş yukarı rampa çıkmak ve bir yandan da yağan yağmurla, esen soğuk rüzgara karşı hızı korumak oldukça güç olmaya başladı. 15 k’da görevliler 17 oldu az kaldı diye moral vermeye çalıştılar. Elimde Garmin’im olmasa ben de az kaldı zannedip stratejik bir hata yapacak ya da mental hazırlık açısından gafil avlanabilecektim, şükür teknolojiye ki önümde daha 6 k olduğunu biliyordum.

Hızımda hala düşüş yok Kemal abi çok iyi gidiyorsun diye bana moral veriyor ama benim sağ kasığım ağrımaya başladı, durmak, hızı azaltmak yok hedef daha önceki 1:49 derecemin altında bir dereceye ulaşmak. Yaklaşık 2 k sonra kasığımdaki ağrı kayboldu ve hızımda azalma yok güzel.

18 k, buraya kadar kontrollu bir şekilde geldim ama buradan sonra çok tatlı hafif bir iniş çıkıyor karşıma burada Garmin’im 3 pace gösteriyor kendimi mükemmel hissediyorum.

20. k, artık 1 k kaldı son metrelerde ani bir atağa kalkıyorum son kilometrede iyi bir atakla 1:35 gibi bir dereceye ulaşmam an meselesi ancak, hızımı istediğim kadar artıramıyorum.

Son metreler de bitiyor ve işte varış noktası 30 metre ileride. Finişte resmileştirdiğim derecem 1:37:57.  Bugüne kadar gerçekleştirdiğim en iyi yarı maraton derecem. Mutluyum.

Adana Finish

Yarış biter bitmez madalyalarımız boynumuza takıldı ve hemen ilerideki cyber tent’ten sertifikalarımızı anında alabildik. Simit ve meyvesuyu ikramları da düzenli bir şekilde gerçekleştirildi.

Akan trafik içinde koşmak zorunda kalınmasa bence diğer ufak tefek aksaklıklarına rağmen iyi bir organizasyon olarak değerlendirilebileceğim ADANA YM,  güzel bir parkurun seçildiği gelecek senelerde tekrar katılmak isteyeceğim, bir organizasyon. Örneğin, saat kulesinin önünde, Taşköprü’nün üzerinde ve gölün kıyısında ilerlerken tarih ve doğayı hissedebiliyor, gerçekten keyif alabiliyorsunuz.  Tek ulaşım yolu karayolu olan memleketimizde en azından tatil günü rahat bir yolculuk yapmayı düşleyen Adana’lıların bir kısmı ise kapatılan trafiğe kızdıklarında onları çok da fazla suçlayamıyorum. Bununla birlikte, ne yapıp edip uluslararası bir koşu yarışında affedilemeyecek bir eksiklik olan yer yer de olsa sporcuların trafik içinde koşturulması konusuna  mutlaka çare bulunması ve Adana’nın kurtuluşu anısına koşulan bu yarışta tarihlerine ve spora daha fazla saygı duymaları için daha çok tanıtım yapılarak, farkındalığın artırılması gerektiğine inanıyorum.

KAÇUV yararına emek harcadığım bu koşumda elde ettiğim eni iyi derecemi KAÇUV’un AİLEEVİ PROJESİ’ne ve iyileşmeyi bekleyen kanserli çocuklarımıza armağan ediyorum. Biliyorum çok daha fazlasına ihtiyaçları var.

Eminim siz de; deniz yıldızını tekrar denize atan adamın öyküsündeki gibi O’NUN için farkedeceğini biliyorsunuz.  

Bağışlarınızla, evlatlarımıza ve gelecek nesillere umut olmak için;

http://www.kanserlicocuklaraumut.org/sayfa/bireysel-form.asp

linki aracılığı ile az çok demeden çorbaya bir tutam tuz da siz atın. 

Gönderdiğiniz son derece değerli katkılarınızı takip edebilmem için lütfen

Açıklama Alanına: Haluk Akalın-Kendi Adınız ve soyadınız-KAÇUV yazınız.

Saygılarımla,​

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s